Gayrettepe Mah. Yıldız Posta Cad. No 6 Akın Sitesi 1. Blok Kat 7 D. 15 Beşiktaş 34349 İSTANBUL
Tacir ve ticarî işletme ticarî hayatın nüvesidir. Türk Ticaret Kanunu da bu nüve üzerinde şekillenir; tacirin fatura ve kayıt-belge düzeni, Vergi Usul Kanunu düzenlemeleri ile birlikte, tacirin iş yapma tarzını da şekillendirir. Tacirin tüzel kişiliğinin bulunması bir organizasyon meselesini gündeme getirir. Bu tüzel kişinin kendi kişiliğine ait özelliklerin onun üzerinde hak iddia eden ve onu kontrol eden kişilerden ayrık olması anonim şirketin temelidir. Bu sert ayrıklığın farklı derecelerde gerçekleştiği limited, komandit ve kolektif şirket tipleri de ticaret hukukunun konusudur. Halka açık anonim ortaklık bu çerçevede özel ve daha karmaşık bir alanı oluşturur. Bu alan özel bir uzmanlığı gerektirir. Biz bu uzmanlık birikimini sunmaktayız.
Sermaye Piyasası Kurulu’nda 32 yılı aşan uzman, başuzman ve daire başkanı tecrübemizle yoğurduğumuz Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu uygulamasında sözümüz var. Sermaye piyasasının tüm kurumları ve tüm sermaye piyasası faaliyetleri bu sözün içinde yer alır. Aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, yatırım ortaklıkları ve fonları, bağımsız denetim şirketleri ve bu kapsamda aracılık faaliyetleri, bireysel ve kolektif portföylerin yönetilmesi ve işletilmesi faaliyetleri, muhasebe ve finansal raporlama uygulamaları, hakkında uzmanlık sahibi olduğumuz alanlardır. Finansal piyasalar sermaye piyasası ile sınırlı değildir. Türk Parasının Kıymetinin Korunması Hakkında mevzuat, bankacılık ve merkez bankacılığı mevzuatı da özellikle son yıllardaki yabancı para düzenlemeleri ile iş dünyasının işleyişi ve kararları üzerinde etkili olmaktadır. Bu konular salt hukuk yaklaşımını aşan konular olduğundan, hukuk dışı bir tecrübenin bu alandaki hukukî sorunlarda çözüm üretme kabiliyeti mutlaka yüksek olacaktır. Bu tecrübenin hukukî sorunların çözümünde etkili ve faydalı sonuçlar verdiğini görmekteyiz.
Özellikle halka açık şirketler bakımından finansal raporlamanın ve bağımsız denetimin önemi giderek artıyor. Uluslararası Muhasebe ve Finansal Raporlama Standartları henüz Türkçe’ye çevrilmeden önceki dönemlerde Sermaye Piyasası Kurulu’nda başlayan konuya ilişkin tecrübelerimiz ve çalışmalarımız Kamu Gözetimi ve Muhasebe Standartları Kurumu’nun 2011 yılı Kasım ayında kurulmasından sonra da devam etmiştir. Türkiye Muhasebe ve Finansal Raporlama Standartları ve Türkiye Denetim Standartları her biri ayrı birer külliyat olarak halka açık şirketler yanında, önceleri Bakanlar Kurulu’nca ve şimdi Cumhurbaşkanı’nca belirlenen kriterlere göre bağımsız denetime tabi olan şirketler bakımından da giderek önem kazanmaktadır. Bu konudaki çok uzun yıllara dayanan uzmanlığımız, kanaatimizce, bu özel alanda hak ve hukuk arayanlara büyük yarar sağlamaktadır.
Vergi uyuşmazlıklarının vergi idaresi ile uzlaşma, pişmanlık gibi dava dışı yollarla çözülmesinde etkin bir danışmanlık süreci gereklidir. Bu çözümlerin sağlanamaması halinde vergi borçlarına işletilen faiz ve cezaların yüksekliği vergi mükelleflerinin oldukça profesyonel bir şekilde dava yoluyla haklarını savunmalarını gerekli kılar. Bu süreçte vergi uzmanlarının da rehberliğinde idare hukukunun mekanizmalarını doğru şekilde ve iyi bir zamanlama ile kullanmak gerekir. Bu konuda Yeminli Malî Müşavir Nebahat Yavaş (www.nyistanbul.com) ile çözüm ortağı olarak işbirliği içinde verginin tarh, tahakkuk ve tahsil aşamalarında ve bu işlemlere karşı inceleme danışmanlığı, tarhiyat öncesi uzlaşma, tarhiyat sonrası uzlaşma, itiraz gibi her türlü idarî işlemler yoluyla ve ihtiyaç halinde dava yoluyla hak aramada etkin bir hizmet sunmaktayız.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun ve Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nun ve diğer özerk kurumlar ile kamu kurumlarının idari yaptırımları ve bu kapsamda idarî para cezalarına karşı dava yoluyla hak aranmasında 30 yılı aşan kamu görevlerinde edindiğimiz birikimin iyi bir rehber olduğunu görmekteyiz.
İş hayatında sözleşmelerin ihtiyaçlara cevap verir şekilde kurulması, öngörüldüğü şekilde uygulanması ve aksi halde sözleşmede öngörülen aykırılık hükümleri ile sorunun pürüzsüz çözülmesi önem arz etmektedir. İyi hazırlanmamış bir sözleşmenin uygulanmasında ve ihlali halinde çözüm bulunmasında yaşanan sorunlar bugün hukuk mahkemelerinin iş yükünde önemli bir pay teşkil etmektedir. Bu bakımdan sözleşmelerin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun emredici hükümleri de dikkate alınarak sözleşme serbestisi ilkeleri içinde tip sözleşmeler ve bu Kanun’da düzenlenmeyen tip olmayan sözleşmeler ile karma sözleşmeler ve muhtelif sözleşme türleri itibariyle sözleşmeler hukukunun uygulanmasında kaliteli bir hukuk hizmeti gereklidir. Hukukî işlemler sözleşmeye bağlılık ilkesinin hayata geçirilmesi ve sözleşmeler hukukunun doğru uygulanması ile mümkündür. Bu sebeplerle sözleşme hazırlığının iyi yapılması gerekir.
Sözleşmeden başka sebeplerle ortaya çıkan borç ilişkileri, bu kapsamda özellikle tazminat talepleri de günlük hayatın gerçekleridir. Zararın doğru tespiti ve zarara yol açan olayın ve zararın kusurlu hareketle sebep sonuç ilişkisinin doğru açıklanması dikkat, özen ve bilgi gerektirir.
Esas olan toprak üzerindeki mülkiyet hakkıdır. Arazi veya arsa üzerindeki haklar ya da toprakla ilişkili diğer haklar, bu hakların sağladığı menfaatlerin kullanılmasında hak sahibine düşen yükümlülükler, hak ihlallerinin ne şekilde önleneceği veya takip edileceği hususları uzmanlık gerektirir.
T.C. Anayasa’sının ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin temel haklar arasında gösterdiği mülkiyet hakkında ifadesini bulan toprakla ve miras terekesi ile ilgili hakların korunması titiz bir çalışmayı ve ayrıntılı bir hukuk külliyatına hakim olmayı gerekli kılar.
Mülkiyet hakkı ve buna ilişkin yan haklarla birlikte toprak ve miras hukuku konusunda süreç ve sonuç odaklı hizmet vermekteyiz.
Avukat Dr.
Yeminli Mali Müşavir
Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği E. Genel Sekreteri
Sermaye Piyasası Kurulu Eski Uzmanı, Serbest Danışman